20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
Her yıl, 20 Kasım tarihi tüm dünyada çocuk hakları günü olarak kutlanmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş olup, 54 maddeden oluşmaktadır. Türkiye tarafından bu sözleşme 14 Eylül 1990 yılında kabul edilmiş ve 1995 yılında da Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine göre; daha erken yaşta reşit olma durumu hariç on sekiz yaşından küçük olan herkes çocuk sayılmaktadır. Bu sözleşme ile çocuk haklarının hayati ve vazgeçilmez olduğu vurgulanmıştır. Sözleşmede yer alan;
-Çocukların Yaşama ve Gelişme Hakkı ile, her çocuğun sağlıklı büyüme, beslenme, barınma ve sağlık hizmetine erişimi,
-Eğitim ve Öğrenim Hakkı ile; eğitimin bir tercih değil zorunlu ve evrensel bir hak olduğu,
-Korunma Hakkı ile, çocukların; şiddet, istismar, ihmal ve zorla çalıştırılma ile her türlü sömürüye karşı korunması gerektiğini,
-Katılma Hakkı ile; çocukların birey olarak tanımlanması gerektiğini ve kendilerini ilgilendiren her konuda görüş bildirme hakları olduğunu,
vurgulamaktadır. Çocukların haklarına erişimini sağlama aile, eğitim kurumları, toplum ve devletin tamamının ortak sorumluluğundadır.
Her ne kadar Çocuk Hakları Sözleşmesine üye günümüz koşullarında 196 devlet yer alsa da dünyada çocukların haklarına erişememe sorunsalı mevcuttur.
Tüm dünya çocukları üzerinde eşitlik olması beklenirken maalesef milyonlarca çocuk; dil, din, ırk, cinsiyet, mezhep, toplumsal ve siyasal görüş ayrılıkları sebebiyle ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Çocuklar eğitime kolay erişememekte, sağlık hizmetlerinden yararlanamamakta, zora çalıştırılmakta, halen devam eden Gazze’dedeki savaşta olduğu gibi savaş ve çatışmaların ortasında hayatta kalmaya çalışmakta, yoksulluk nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu tablo dahi çocuk haklarının savunulmasının, çocukların korunmasının ve çocuklar için tedbirler alınmasının ne kadar ivedi bir ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu sorunları ancak toplumsal farkındalık yaratarak ve çocukların korunması kültürünü güçlendirerek çözüme kavuşabiliriz.
Devlet ve toplumun el ele vererek çocuk hakların ilişkin bilinç seviyesini ve yaklaşımı değiştirmesi gerekmektedir. Çocukların korunması yalnızca hukuki düzlemde sağlanamaz. Bu bilincin üst seviyeler çıkarılması için; Çocuğun üstün yararı ilkesini her alanda vurgulamak, şiddet ve istismar belirtilerini tanımak ve bildirmek, çocukların dijital dünyada korunmasını sağlamak, aile içi iletişimi güçlendirmek, okullarda çocuk hakları eğitimini yaygınlaştırmak gerekmektedir. Yine, çocuk haklarının geliştirilmesi uzun vadeli ve çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Çocuk haklarının güçlendirilmesi için çocuk adalet sisteminin yaygınlaştırılması, okul rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocuk işçiliği ile mücadele için denetim mekanizmalarının arttırılması, dijital ortamda çocuğun kişisel verilerinin korunması, kırılgan çocuk kapsamına giren (engelli, mülteci ve çocuk gelin) çocukların haklarına erişimi için özel ve hassas çalışmalar yapılmalıdır.
Çocuk hakları günü bize bir toplumun gerçek gelişmişliğinin çocuklara verdiği değerle ölçülebileceğini hatırlatmaktadır. Bir çocuğun gülüşü dünyanın en masum sesidir. Her çocuğun güven içinde büyüdüğü haklarının korunduğu mutlu bir geleceğe umutla baktığı bir dünya için hep birlikte mücadele etmeliyiz.
Ordu Barosu olarak; çocuklara yönelik her türlü hak ihlallerinin önlenmesi ve gerekli hukuki süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için etkin bir şekilde görev almaya, çocukların üstün yararını önceleyen ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelerin eksiksiz uygulanmasının takipçisi olmaya ve çocukların onuruna, güvenliğine ve adalete kolay erişimine ilişkin mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
ORDU BAROSU
ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU
Her yıl, 20 Kasım tarihi tüm dünyada çocuk hakları günü olarak kutlanmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş olup, 54 maddeden oluşmaktadır. Türkiye tarafından bu sözleşme 14 Eylül 1990 yılında kabul edilmiş ve 1995 yılında da Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine göre; daha erken yaşta reşit olma durumu hariç on sekiz yaşından küçük olan herkes çocuk sayılmaktadır. Bu sözleşme ile çocuk haklarının hayati ve vazgeçilmez olduğu vurgulanmıştır. Sözleşmede yer alan;
-Çocukların Yaşama ve Gelişme Hakkı ile, her çocuğun sağlıklı büyüme, beslenme, barınma ve sağlık hizmetine erişimi,
-Eğitim ve Öğrenim Hakkı ile; eğitimin bir tercih değil zorunlu ve evrensel bir hak olduğu,
-Korunma Hakkı ile, çocukların; şiddet, istismar, ihmal ve zorla çalıştırılma ile her türlü sömürüye karşı korunması gerektiğini,
-Katılma Hakkı ile; çocukların birey olarak tanımlanması gerektiğini ve kendilerini ilgilendiren her konuda görüş bildirme hakları olduğunu,
vurgulamaktadır. Çocukların haklarına erişimini sağlama aile, eğitim kurumları, toplum ve devletin tamamının ortak sorumluluğundadır.
Her ne kadar Çocuk Hakları Sözleşmesine üye günümüz koşullarında 196 devlet yer alsa da dünyada çocukların haklarına erişememe sorunsalı mevcuttur.
Tüm dünya çocukları üzerinde eşitlik olması beklenirken maalesef milyonlarca çocuk; dil, din, ırk, cinsiyet, mezhep, toplumsal ve siyasal görüş ayrılıkları sebebiyle ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Çocuklar eğitime kolay erişememekte, sağlık hizmetlerinden yararlanamamakta, zora çalıştırılmakta, halen devam eden Gazze’dedeki savaşta olduğu gibi savaş ve çatışmaların ortasında hayatta kalmaya çalışmakta, yoksulluk nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu tablo dahi çocuk haklarının savunulmasının, çocukların korunmasının ve çocuklar için tedbirler alınmasının ne kadar ivedi bir ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu sorunları ancak toplumsal farkındalık yaratarak ve çocukların korunması kültürünü güçlendirerek çözüme kavuşabiliriz.
Devlet ve toplumun el ele vererek çocuk hakların ilişkin bilinç seviyesini ve yaklaşımı değiştirmesi gerekmektedir. Çocukların korunması yalnızca hukuki düzlemde sağlanamaz. Bu bilincin üst seviyeler çıkarılması için; Çocuğun üstün yararı ilkesini her alanda vurgulamak, şiddet ve istismar belirtilerini tanımak ve bildirmek, çocukların dijital dünyada korunmasını sağlamak, aile içi iletişimi güçlendirmek, okullarda çocuk hakları eğitimini yaygınlaştırmak gerekmektedir. Yine, çocuk haklarının geliştirilmesi uzun vadeli ve çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Çocuk haklarının güçlendirilmesi için çocuk adalet sisteminin yaygınlaştırılması, okul rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocuk işçiliği ile mücadele için denetim mekanizmalarının arttırılması, dijital ortamda çocuğun kişisel verilerinin korunması, kırılgan çocuk kapsamına giren (engelli, mülteci ve çocuk gelin) çocukların haklarına erişimi için özel ve hassas çalışmalar yapılmalıdır.
Çocuk hakları günü bize bir toplumun gerçek gelişmişliğinin çocuklara verdiği değerle ölçülebileceğini hatırlatmaktadır. Bir çocuğun gülüşü dünyanın en masum sesidir. Her çocuğun güven içinde büyüdüğü haklarının korunduğu mutlu bir geleceğe umutla baktığı bir dünya için hep birlikte mücadele etmeliyiz.
Ordu Barosu olarak; çocuklara yönelik her türlü hak ihlallerinin önlenmesi ve gerekli hukuki süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için etkin bir şekilde görev almaya, çocukların üstün yararını önceleyen ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelerin eksiksiz uygulanmasının takipçisi olmaya ve çocukların onuruna, güvenliğine ve adalete kolay erişimine ilişkin mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
ORDU BAROSU
ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU
