ORDU
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 17.10.2017 | Okunma Sayısı: 218 | | |

ORDU BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU BASIN AÇIKLAMASI

             ÜNİVERSİTELER BİLİM YUVASIDIR, CEHALET DEĞİL

           Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Talha Gönüllü; sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ‘Bir kadının elinin, yabancı bir erkeğin eline değmesi zaruret yokken haramdır. Bu itibarla, hiçbir ihtiyaca dayanmayan tokalaşmada bu haramlık bahis mevzu olur. Yabancı bir erkek yabancı kadınla tokalaşamaz, elini namahremin eline süremez.  Resûl-i Ekrem Efendimiz (sav), yabancı bir kadının elini tokalaşmak için tutmanın, ateş tutmaktan daha korkunç olduğunu haber vermiş, namahremin elini tutanın cehennem ateşi avuçlayacağına işarette bulunmuştur. Zira böyle lüzumsuz bir tokalaşma yahut el öpme anlarında doğabilecek hissî heyecan, karşı cinse duyulabilecek süflî duygu, haramlığa sebep olabilir, böyle şüpheli halden uzak kalmak ise en sıhhatli bir tedbirdir.’ Demiştir.

 

         Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, bu sözleri kabul etmemiz mümkün değildir. Bu açıklamayı, eğitimsiz, herhangi bir insanın değil de, bir Üniversite Rektörü’nün yapmış olması, çok üzücüdür. Bilim yuvası olması gereken bir Üniversiteden, bilimsel makaleler, yeni buluşlar, çağın ilerisinde görüşler beklerken; kadın düşmanı açıklamalar duymak kabul edilemez.

 

               Günümüzde kadına yönelik şiddetin had safhada olduğu, her gün bir kadın cinayetinin yaşandığı, daha 4 gün önce 17 yaşında Helin’in gözü dönmüş bir cani tarafından katledildiği bir ortamda; bu sorunlara çözüm bulmak yerine; kadını insan olarak görmeyen, cinsel bir objeye indirgeyen, onu adeta erkeğin düşmanı, bir nefret nesnesi haline getiren bu ayrımcı zihniyetin, Üniversitede bir Kimya Profesörü ya da bir yönetici olması kabul edilemez.

 

         Bizler Adıyaman Üniversitesi Rektörü’nün acilen görevden alınmasını talep ediyoruz. Böyle bir insanın bilim üreten bir kurumun başında olması, öğrenci yetiştirmesi mümkün değildir. Bilim üretmesi gereken bir insanın, bir din alimi gibi, dini konularda fetva vermesi; üstelik bunu dini çarpıtarak, yalan yanlış ifadeler kullanarak ve insanları ayrıştırarak yapması eğitim adına utanç vericidir. Eğitim çağdaş, laik ve bilimsel olmalı, eğitim kurumlarını yönetenler de bu ilkelerin ışığında hareket etmelidir. Kadını ikinci sınıf gören, kadın ve erkeğin sosyal, kültürel, ekonomik anlamda her türlü birlikteliğini, yalnız cinsel hazla ilişkilendiren bu zihniyeti, şiddetle kınıyor; çağdaş Türkiye’de, Üniversitelerimizin çağdışı bir zihniyetin değil, bilimin yuvası olması gerektiğini, ısrarla vurguluyoruz.

 

                ORDU BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU

 

19.11.2017 Pazar